Yargı bağımsızlığı artık sağlanmalı

Yargı bağımsızlığı artık sağlanmalı

Birgün Gazetesi yazarlarından Kayhan Ayhan'ın Başkanımız Ayşe Sarısu Pehlivan'ın yeni adli yıl açılısı ile ilgili açıklamaları ile ilgili haber...

Haber linki yazının sonundadır.

 

Yargı bağımsızlığı artık sağlanmalı

Yeni adli yıl yargıda bağımsızlık ve yargıya olan güveninin azalması tartışmalarıyla başladı. Pehlivan: Araçsallaştırılmış bir yargı ile hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlanamaz.

Yargıçlar Sendikası Başkanı Ayşe Sarısu Pehlivan, yargı bağımsızlığının her koşulda sağlanmak zorunda olduğunu belirterek, “Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun partili Cumhurbaşkanı tarafından doğrudan ve dolaylı olarak belirlenerek oluşturulan bu yapısının sonucu olarak Anayasa’da yer alan yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile hukuk devleti ilkelerinin hayata geçirilmesi adeta olanaksız hale getirildi” dedi.

“Yargının, siyasi iktidarın kurmak istediği bir sistemin aracı haline geldiği algısı yerleşmekte” diyen Pehlivan, “Yerel mahkemelerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi’nin bazı kararlarına uymamakta diretmesi, siyasi davalarla ilgili tartışılan mahkeme kararları, toplumun bir kesiminin ifade özgürlüğünün kısıtlanması, yaşam tarzına müdahale, birkaç hâkim ve savcının mafya, uyuşturucu, rüşvet olaylarına karışmaktan soruşturma ve kovuşturmaya konu olması yargıya olan güvenin daha da azalmasına yol açtı. Bu kararlar yargı bağımsızlığına en büyük zararı veriyor” diye konuştu.

HÂKİM SAVCI NEREDE?

Sosyal medyada “Hâkimler ve savcılar nerede?” sorusunun sorulduğunu hatırlatan Pehlivan şunları söyledi:

“Bu soruyu ‘buradayım’ diye cevaplayacak cumhuriyet savcısı bulmak mümkün değil. Hâkimler ve savcılar kahraman değildir. Herkes kendi sorumluluğunu yerine getirsin. Liyakatli hâkim ve savcıların görevde olacağı bir yargı düzeninin kurulması için gerekenler yapılmalı. Hiçbir iktidarın kendi iktidarını sağlamak için kullanamayacağı bir şekilde Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Anayasa Mahkemesi’nin oluşumu, çağdaş demokrasinin gereği olan kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkeleri ile Venedik Komisyonu raporları doğrultusunda yeniden düzenlenmeli. Yeni adli yılda açık, şeffaf süreçlerden geçirilerek adayların kabul edilmesi, siyasi parti geçmişi olan adayların kabulü yoluna gidilmemesi, uzman personel sayısının artırılması gibi konularının dikkate alınması gerekmekte. Anayasa Mahkemesi kararlarının yerine getirilmesi, aksi halde hukuk devletinden hızla uzaklaşılacağı bunun da olumsuz sonuçlar doğuracağını bir kez daha hatırlatıyoruz”

81 BARODAN AÇIKLAMA

Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve mesleki sorunlara değinen barolar ise yayımladıkları ortak mesajda “Adli Yıl, mesleğimize ve avukatlara yapılan saldırıların hız kesmeden devam ettiği, kurulan numaralı baroların eşitsiz şekilde desteklendiği, hak ihlallerini, kadın cinayetleri ve çocuk istismarlarının inanılmaz boyutlara ulaştığı, yoksulluğun derinleştiği bir iklimde başlamaktadır. Giderek kaybolan yargıya güveni sağlamak için somut adımlar atılması baroların ve avukatların en önemli taleplerindendir” dedi.

Açıklamada, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin düzenlenmesi ve avukatların haklarının düzeltilmesi çağrısında bulunuldu.

***

ERDOĞAN’DAN ÜSTÜ KAPALI PEKER MESAJI

2022-2023 yeni adli yıl döneminin açılış töreni, Yargıtay’ın ev sahipliğinde yapıldı. Törene Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca’nın yanı sıra Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı.

Erdoğan, burada yaptığı konuşmasında, yeni anayasa çağrısı yaparek, "Hukukun üstünlüğünü esas alan, sivil, demokratik ve özgürlükçü bir anayasayı ülkemize henüz kazandıramadık. Ama umudumuzu da kaybetmedik inşallah siyasetin iklimi böyle bir adıma uygun hale geldiğinde yeni anayasa çalışmasını tekrar başlatabileceğimizi ümit ediyoruz" dedi.

Erdoğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarıyla ilgili, "Adil değildir, siyasidir. Konu Türkiye olunca siyasi karar verir ama öbür tarafta Fransa, Almanya olunca maalesef ters kararlar verir" ifadelerini kullandı. Sedat Peker’in SPK ve Cumhurbaşkanı danışmanlarına ilişkin açıklamalarının ardından muhalefet yargıya başvurarak suç duyurusunda bulunmuştu. Erdoğan, isim vermeden süreçle ilgili "Birileri adalet sistemini suç çetelerinin kirli oyunlarına kurban etmek için uğraşıyor" dedi.

Sağkan ise Türkiye’deki en önemli başlığın, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sağlanması ile hukukun üstünlüğü olduğunu belirterek, Türkiye’nin Avrupa İnsan AİHM, hakkında en çok dava açılan ve ihlal kararı verilen ülkeler arasında sayıldığını aktardı. Sağkan, “Türkiye Barolar Birliği olarak AİHM kararlarının derhal uygulanmasını, hukukun üstünlüğü ilkesini taahhütlerimizin gereği olarak gördüğümüzü ifade etmek isterim" diye konuştu.

ADALET BEKLEYEN DAVALAR

Yeni adli yılda adalet bekleyen bazı davalar ise şöyle:

Musa Anter ve JİTEM davası: Diyarbakır’da, öldürülen gazeteci-yazar Musa Anter’in davası JİTEM ana davasıyla birleştirildi. Bir sonraki duruşma 15 Eylül’de.

Kemal Kurkut davası: Diyarbakır’da Nevroz kutlamalarında polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Kemal Kurkut’un duruşması 15 Eylül’de.

Cumartesi Anneleri davası: 700’üncü hafta buluşmasında haklarında dava açılan Cumartesi Anneleri’nin bir sonraki duruşması 21 Eylül’de.

Metin Lokumcu davası: Erdoğan’ın Artvin Hopa ziyareti sırasında polisin attığı biber gazı sonucu yaşamını yitiren Metin Lokumcu’nun duruşması 30 Eylül’de.

Tahir Elçi davası: 28 Kasım 2015 günü Diyarbakır’ın Sur ilçesinde çıkan çatışmada yaşamını yitiren Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin duruşması 23 Kasım’da.

HDP Kapatma davası: Anayasa Mahkemesi’nde HDP hakkında açılan kapatma davası görülecek.

Kobani davası: Kobani protestoları nedeniyle HDP’li siyasetçilere açılan davaya devam edilecek.

İmamoğlu davası: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret iddiasıyla açılan dava ise 21 Eylül’de.

 

https://www.birgun.net/haber/yargi-bagimsizligi-artik-saglanmali-401203