ADLİYEDE KURAN KURSU

ADLİYEDE KURAN KURSU

BASIN AÇIKLAMASI

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, adliyede görevli bütün yargıç, savcı ve personelin telefonlarına 20 Haziran 2023 tarihinde gönderdiği mesajla; Diyanet İşleri Başkanlığı Kartal Müftülüğü tarafından organize edilecek  ve 3 Temmuz-11 Ağustos tarihleri arasında adliye mescidinde yapılacak ücretsiz kız-erkek (7-20 yaş) yaz Kur’an kursu kayıtlarının başladığını duyurmuştur.

Duyuru görsel ve yazılı medyada “Adliyede kuran kursu” olarak yer almış ve tartışma konusu olmuştur.

Benzer bir faaliyet geçen yıl Ankara adliyesinde de organize edilmiştir.

Anayasanın 2. maddesine göre, Türkiye Cumhuriyeti laik bir hukuk devletidir. Din ve vicdan hürriyetini düzenleyen Anayasanın 24. maddesine göre; herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir; ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir; kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din ve ahlak eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. 

Anayasanın 136. maddesine göre ise, genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB), laiklik ilkesi doğrultusunda özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir. 633 sayılı Yasayla, DİB’na din ve Kur’an eğitimi vermek üzere Kur’an kursları açma görevi verilmiştir (madde 7).

Şimdi adliyede, Yaz Kur’an Kursu açılmak istenmektedir. Başsavcılığın duyurusu bunu kapsamaktadır. Kur’an kursları, dini eğitimin bir parçasıdır. Adliyede, kısa ve geçici süreli de olsa dini eğitim verilecektir. 

Adliyeler, yargı hizmetinin verildiği yegâne mekânlardır. Yargı hizmeti, “yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı” ilkeleri doğrultusunda verilmek zorundadır (Anayasa m.2, 9, 138). Yargı hizmetinin verildiği bir yerde din eğitimi verilmesi, yukarıda belirttiğimiz anayasal ilke ve kurallarla bağdaşmamaktadır.  Başsavcılığın görevleri arasında adliyede Kur’an kursu açılması için mekan tahsisi ve Müftülüğün bu yöndeki duyurusunu bütün çalışanlara duyurma gibi bir görev ve yükümlülüğü bulunmamaktadır. Dahası, böyle bir uygulama, çocukları bu kursa katılmayan çalışanlar üzerinde olumsuz yönde bir baskı oluşturabileceği gibi, adli hizmetlerin (yargı) yansız yürütülmesi ilkesine de gölge düşürebilecektir.

 Yargıya güvenin büyük oranda azaldığı bu dönemde, yargı yönetiminin tüm enerjisini sarsılan güvenin yeniden tesisine özgülemesi zorunluluğu gözetildiğinde, doğru olmayan bu uygulamadan bir an önce dönülmesi gerekmektedir.

Kamu oyuna saygı ile duyurulur.

YARGIÇLAR SENDİKASI