DÜŞÜNMEK, KONUŞMAK, ELEŞTİRMEK SUÇ DEĞİLDİR!
K A M U O Y U N A
DÜŞÜNMEK, KONUŞMAK, ELEŞTİRMEK SUÇ DEĞİLDİR!
Giriş
İstanbul Barosu seçimlerinde bir başkan adayının yaptığı konuşma nedeniyle soruşturma başlatılması ve iki üniversite öğrencisinin barışçıl protesto kapsamındaki ifadeleri nedeniyle tutuklanması, hukuk devleti ve ifade özgürlüğü bakımından kabul edilemez bir tablonun göstergesidir.
Yargıçlar Sendikası olarak; hak, emek, eşitlik ve özgürlük temelinde çağdaş bir hukuk düzeni mücadelesi verirken, düşünce ve ifade özgürlüğünü hedef alan her türlü müdahalenin karşısında olduğumuzu kamuoyuna duyuruyoruz.
Olayların Değerlendirilmesi
Şiddet içermeyen, kamusal tartışma ve eleştiri niteliğindeki ifadeler nedeniyle ceza soruşturması başlatılması, demokratik toplum düzeninin temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Eleştiri suç, protesto suç delili, tutuklama ise susturma aracı olamaz.
Hukuk, eleştiriyi bastırmanın değil, özgürlüğü güvence altına almanın aracıdır. İfade özgürlüğünün cezalandırıldığı, eleştirinin soruşturma konusu, protestonun ise tutuklama gerekçesi yapıldığı bir yerde bir hukuk devletinden söz edilemez!
Özgürlükten yoksun bırakma tedbirleri, ancak zorunlu, ölçülü ve somut hukuki gerekçelere dayandığında uygulanabilir. Barışçıl protesto ve düşünce açıklamaları karşısında tutuklama tedbirine başvurulması, ifade ve toplantı özgürlükleri üzerinde caydırıcı etki yaratmakta; demokratik katılım hakkını zedelemektedir.
Taleplerimiz
Yargıçlar Sendikası olarak;
* İstanbul Barosu seçimlerinde bir başkan adayının konuşması nedeniyle başlatılan soruşturmanın ifade özgürlüğü ve demokratik toplum ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini,
* İki üniversite öğrencisinin barışçıl protesto kapsamındaki ifadeleri nedeniyle tutuklanmasına son verilmesini ve özgürlüklerini kısıtlayan kararların hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda gözden geçirilmesini,
* Şiddet içermeyen düşünce açıklamaları ve barışçıl protestoların ceza soruşturmaları ve tutuklama tedbirleriyle bastırılmamasını,
* Yargı makamlarının ifade, toplantı ve gösteri özgürlüklerini güvence altına alan anayasal ve uluslararası hukuk kurallarına uygun hareket etmesini,
* Ceza hukukunun eleştiriyi ve demokratik katılımı engelleyen bir araç olarak kullanılmamasını talep ediyoruz.
Sonuç
İfade özgürlüğü, yalnızca toplumun çoğunluğu tarafından benimsenen düşünceler için değil, rahatsız edici, eleştirel ve aykırı görüşler için de güvence altına alınmalıdır. Demokratik hukuk devletinin varlığı, farklı düşüncelerin özgürce ifade edilebilmesine ve barışçıl protestoların güvence altında olmasına bağlıdır.
Özgürlükten korkan değil, özgürlüğü koruyan bir hukuk düzeni istiyoruz!
Kamuoyuna saygı ile duyurulur!
YARGIÇLAR SENDİKASI
admin